3 Mart 2012 Cumartesi

Bir bebek barbie hikayesi

barbie love


Pembe bir renk, sarı saç, mavi göz, fidan gibi taze ve ince, bir baktımı insanın içine işleyen delici bir bakış, bana baksın diye yüzbinlerce defa bana baksın dersiniz. Bu kim diye merakmı ettiniz çocuklar, az biraz daha meraklandırayım o zaman. Size onun dünyaya geliş öyküsünü kısaca anlatacağım. Bir çoğumuz kendi oyuncaklarımızı yaptık yada tasarladık. Kız çocukları en çok bebek bakma oyunlarını arkadaşlarıyla yada evde anneleriyle oynamıştır. Benim ilk bebeğim lastikten mavi bir kızdı. Kolu bacakları her yeri
mavi olan, kolu bacakları ayrılmayan kıyafet giydirmek imkansız bir naylon bebekti. Biz büyüdükçe oyuncak sektörüde büyüdü, kolu bacağı söküp takılan bebekler geldi. Bir zaman geçti saçları normal kadın saçı gibi çok sahiciydi. Ben büyüdüm benimle birlikte bebeklerde büyüdü gelişti. İlk kız yeğenim olduğunda ona bir bebek aldım, hala o bebek dolabında duruyor. İlk oyuncaklar ve bebekler asla atılmaz ve saklanır.
Birgün hayatımıza tvler iyice girdikten sonra, çizgi filmlerde girdi. Bir baktık tvlerde saçları uzun,pembe elbiseleriyle bir kuğu gibi süzülen barbi bebeklerini gördük. O kadar sahici ve gerçekti ki insan barbiden gözlerini alamıyordu, her çocuk
ondan bir tane sahip olmak istiyordu. Bizim eski bebeklerin yüzüne bakan yoktu , çünkü hayatımıza barbie bebekleri girdi. Oyuncak mağzalarını süsleyen pembe saçlarıyla tülden kıyafetleriyle hayatımıza girdi. Ama gerçek barbinin hikayesi de bir annenin küçük kızının evdeki küçük kağıt bebekleriyle oyun oynaması onlara ad vermesi, onlarla konuşmasından etkilenip kızı için bu bebekleri tasarlamasına sebeb olmuştur dersek yanlış olmaz. Anne kızının hayalini barbi bebekleri tasarlayarak,onları
şekilden şekile sokarak durmadan yenilenen bir barbie serisi yaratmış oldu. Dünyada en çok oynanan sahteleri yapılan bir barbie bebek var. Küçük kız çocuğunun hayali bütün kız çocuklarının hayali olmuş oldu. İlkler hiç bir zaman unutulmaz barbie bebekleride
asla unutulmaz oldu. Oyun oynamayı seviyorsanız benim hiç barbie bebğim olmadı diyorsanız özellikle annelere sesleniyom hadi kızlarınızla barbie oyunları oynamızı içinizdeki çocuğu mutlu etmenizi tavsiye ediyorum. Mutlu oyunlar diliyorum,içimizde
ki çocuklar hiç ölmesin....

19 Ocak 2012 Perşembe

Cimriliğin sonu hikayesi

cimri



Çok eskiden pinti bir adam yaşarmış.Bu adam her gün ama her gün para sayarmış.Hep paraların yerini yerini değiştirirmiş.Paraların çalınmasından çok korkarmış.Nereye saklarsa saklasın aklı hep paralarında olur,paradan başka bir şey düşünemez ve paraları çalınacak diye korkarmış.Paralarını düşünmekten çevrede edinememiş.Sadece bir arkadaşı varmış oda kendisi gibiymiş zengin ve cimri.
Oda hep paralarının yerini değiştirirmiş.Bu ikili bir birlerini bile ziyarete gitmezlermiş.Paralarının çalınacak korkusundan hiç evden çıkmamışlar ve aradan yıllar geçmiş.Birisi artık evden çıkmak istiyormuş.Öteki cimri arkadaşına haber göndermiş.Cimri arkadaşından gelen habere sevinmiş ama paralarını bırakıp da çıkmaya cesaret edememiş.Düşünmüş taşınmış birazda kaşınmış ve çare bulmuş.Paralarını çuvala doldurmuş ,çuvalları da eşeklerin sırtına yüklemiş.Eşekleri birbirine bağlamış ve öğle vakti yola çıkmış.En öndeki eşeğin ipini çekiyor ve bağlı olan eşekler sessizce ilerliyormuş.Çok geçmeden cimri dostunun evine varmış.Cimri dostu onu görünce çok sevinmiş ve oda aynı çareye başvurmuş.Paralarını çuvala doldurmuş ve ikisi yola çıkmışlar.Paralarını saklayacak bir arıyorlarmış ama hiç bir yeri beğenmiyorlarmış.
Derken akşam olmuş hava kararmış.İki arkadaşı korku basmış.Yanlarında öyle çok para varmışki korkudan evlerine dönememişler.
Korkudan sabaha kadar oturmuşlar ve bu cimriler eşeklerini hiç doyurmazlarmış.Zavallılar yarı aç gezermiş.Ormanda taze ot kokusu ve meyve kokusu alınca ipleri kemirip her biri dağılmış karınlarını doyurmaya başlamışlar.
İkili uyanınca birde ne görsünler.Eşekler yokmuş eşekler karınlarını doyururken eşekleri barbie kızı bulmuş ve zengin biri olarak yaşamış.

16 Aralık 2011 Cuma

Barbie Masalı



Çok eskiden bir barbie yaşarmış.Bu barbienin bir papağanı varmış.Barbinin kızı papağanla çok iyi anlaşırmış.
Barbinin kızı prenses bir gün yavru bir serçe bulmuş.bu serçe yaralıymış.Prenses serçeyi çok sevmiş.Onu yanına alarak yaralarını sarmış.Serçe bir süre sonra iyileşmiş.prenses, buna çok sevinmiş.serçe iyileşince taklalar atmaya başlamış.Prenses buna çok sevinmiş ve onu yanından ayırmıyormuş.Prenseste onun yanında olmasından memnunmuş.
Papağan tamamen unutulduğunu sanıyormuş.Küçük serçeyi çok kıskanıyormuş.Serçe ise papağandan çok korkuyormuş.
Bir gün prenses annesiyle birlikte elbise almaya gitmiş.Papağanla serçede yalnız kalmış.Hemen kavgaya tutuşmuşlar.
Serçe hızla kaçıyormuş.Papağan onu kovalıyormuş.Serçe papağanı daha çok öfkelendirecek şeyler söylüyormuş.
Papağan öfkeden kudurmuş gibiymiş.
Serçe uslanmak bilmiyormuş.Hızla kaçarken,serçenin tüyleri kopuyormuş.Serçe dökülen tüylere aldırmamış.
Derken papağan serçeyi yakalamı8ş.Bu küçük varlığa dikkatle bakmış.
Serçenin korkuyla titremesine acımış.bir kötülük yapmaya kıyamamış.
Serçeye demiş ki:
"Hemen şu pencereden uç,git.
Bir daha da gözüme görünme.Prenses yalnızca benim dostum olacak.
Sen bir daha gelmeyeceksin!"
Serçe üstelemiş
Dost olamaz mıyız?

Bu onun son çağrısı imiş.
Papağan onun dostluğunu istememiş.
Serçe daha fazla kalamayacağını anlamış.
Papağana veda etmek istemiş.Ama papağan,onu pencereden dışarıya atmış.Veda etmesine izin vermemiş.
Serçe,ağlayarak pencereden uçup gitmiş.
Serçenin gidişi papağanı çok üzmüş.
Küçük bir kuşa yaptıkları için kendinden utanmış,pişmanlık duymuş.Ancak pişmanlığın yararı olmamış.
Serçede barbie,nin yanına dönmeyi istiyormuş.Ama korkudan bunu hiç denememiş.
Sarayın bahçesindeki bir ağaca yerleşmiş.
Barbie eve dönünce Serçeyi aramış.
Derken,yerdeki tüyleri görmüş.Papağanın serçeyi yediğini sanmış.
Çok öfkelenmiş papağanı kuyruğundan yakalamak istemiş.Papağan korkuyla kaçmaya çalışmış.Bu sırada papağanın kuyruğu kopmuş.Barbie üzüntüyle elinde kalan tüylere bakmış.
Papağan aceleyle pencereden kaçmış.Sarayın bahçesindeki bir ağacın üzerine konmuş.
Bir daha korkudan içeri girememiş.Barbienin annesi olanları öğrenmiş.Papağanı korkuttuğu için barbieye çok kızmış.
Ona kötü davranmış.Sonra papağanın konduğu ağacın altına gelmiş.
Papağan,barbienin annesine serçeye zarar vermediğini anlatmış.Serçe kralla papağanın konuşmalarını işitmiş.Papağanın pişmanlığını anlayınca onu affetmiş. Saraya geri dönmüş. Papağan ve barbie barışmışlar. Bundan böyle hep dost kalmışlar.

8 Aralık 2011 Perşembe

Top oyunlarımı? barbie mi?

Bir top oyunu insanları sokağa dökecek kadar etkili bir top oyunudur.Futbol oyunu bunların en başında gelir.Top yuvarlaktır kim iyi günündeyse o kazanır.
Türkiyede top denindimi akla Fenerbahçe ve Galatasaray derbisi gelmektedir yani yuvarlak bir top sayesinde bir derbi maçı meydana geliyor.Top oyunları
geçmişten günümüze gelen eski oyunlardan biridir.İnsanlar topun peşinde koşmaya her zaman devam edecektir .Bir çok oyunlar toplar sayesinde oynanmaktadır.
Top oyunları hayatın bir gerçeği haline gelmiştir ve davem edecektir.Top yuvarlaktır ,şans kiminse top ona gidermiş derler.Yolda top görsek vurmadan
edemeyiz işte top öyle birşey …Çocukların en iyi oyuncakları ve oyunları top oyunlarıdır.Erkek çocuğuna belki ilk oyunçak top alınır.İlk oyunlarıda
top oyunu oynmaktır sanki.Top oyunları oynamayı sevmeyen yoktur hadi toplara vurmaya devam edelim .Oyun oynamak topla başlamaktan geçer.